10 Mart 2013 Pazar

Embriyoskop Nedir?


Hangi embriyonun gebelikle sonuçlanma şansı en yüksektir? Teknolojik gelişmeler bu soruya şaşırtıcı bir yanıt veriyor.
Tüp bebek tedavilerinde en büyük sorun hangi embriyodan hamilelik oluşacağını saptayabilmektedir. Günümüzde yumurtalar döllendikten sonra embriyolar inkübatör denilen küvözlerin (sıcaklığı, oksijen ve karbondioksit miktarı sabit) içinde gelişimlerini sürdürmektedirler.
Bu embriyolar transferin yapılacağı güne kadar 2-3 kez embriyologlar tarafından incelenmekte ve transfer günü en iyi olduğu düşünülen embriyolar transfer edilmekte.
Yeni kullanılmaya başlanan embriyoskopi sisteminde ise embriyolar inkübatörde kaldıkları tüm bu süre içinde izlenmekte. Yapılan çalışmalar embriyoların inkübasyon süresince daha önceden bilinmeyen bazı özelliklerinin hamilelik için belirleyici olabildiğini gösteriyor. Örnek verecek olursak düzensiz bölünen veya hızlı bölünen embriyoların tutunma şansının daha az olduğu, bu sistem sayesinde tespit edilebiliyor. Devamını Oku

25 Şubat 2013 Pazartesi

Embriyo Tutunması (İmplantasyon) 3: Tüp Bebek Aşamalarında Yapılabilecekler



Yazı dizimizin ilk 2 bölümünde tüp bebekte embriyonun yeterliliği, yani embriyonun tutunması (implantasyon) ve sağlıklı bir hamilelik elde edilerek sonuçta sağlıklı bir bebeğe kavuşulması konusunu tohum-toprak ilişkisine benzeterek açıklamıştık. Bir bitkinin gelişebilmesi için hem toprağın hem tohumun iyi olması gerektiğinden yola çıkarak, sağlıklı bir hamilelik elde etmek için hem anne rahminin hem embriyonun doğru şartlara sahip olması gerektiğini belirtmiştik. Birinci bölümde embriyonun tutunmasını etkileyen faktörlerden anne rahmi ile ilgili olanlarını, ikinci bölümde ise embriyonun kendisiyle ilgili olası problemleri inceledik.
Bu bölümde embriyonun tutunma olasılığını artırmak için, tüp bebek aşamalarında nelerin önemli olduğuna, bu konudaki yeni gelişmelere yani doktorun ve tüp bebek ekibinin oynadığı role bakacağız. Tohumun (embriyonun) toprağa (anne rahmine) ekilmeden önceki gelişimi için neler yapılabilir? Tohumun (embriyonun) iyi olup olmadığı nasıl test edilebilir? Tohumu ekerken (embriyo transferinde) bir sorun çıkabilir mi? Devamını Oku


15 Şubat 2013 Cuma

Embriyo Tutunması 2: Embriyoya Ait Problemler



İmplantasyon (embriyonun tutunması) ile ilgili yazı dizimizin birinci bölümünde hamilelik oluşumunun aslında tohum-toprak ilişkisine benzediğinden bahsetmiştik. Nasıl bir bitkinin oluşabilmesi ve yaşayabilmesi için hem tohumunun hem toprağının iyi olması gerekirse, sağlıklı bir hamileliğin gerçekleşmesi için de hem anne rahmindeki koşulların hem de embriyo kalitesinin iyi olması gerekir.
Tohum kalitesi: Embriyodan kaynaklanan implantasyon problemleri
Endometriyal boşluğa erişen bir embriyonun tutunamaması yani implantasyonun gerçekleşmemesi veya implantasyondan hemen sonra kaybedilmesi (kimyasal bir hamilelik veya düşük), çoğunlukla (%80) embriyo yetersizliği adı verilen bir durumdan yani gerçek bir hamileliğin oluşmasını engelleyen bir anomalinin varlığından kaynaklanır. Bu tür kayıpların 5'inden sadece 1 tanesi endometriyal yetersizlik nedeniyle oluşur.


Devamını Oku: http://tupbebekcom.wordpress.com/2013/02/15/embriyo-tutunmasi-2-embriyoya-ait-problemler/

Embriyo Tutunması 1: Rahime Ait Problemler




Hamile kalmak aslında tohum-toprak ilişkisine benzer. Ekilen bir tohumun tutması ve bundan bir bitkinin oluşması, gelişmesi ve yaşayabilmesi için hem tohumun hem toprağın iyi olması gerekir. Aynı şekilde başarılı bir hamilelik hem embriyo (tohum) hem anne rahmi (toprak) ideal koşullara sahip olmadıkça gerçekleşemez.
Tüp bebek tedavilerinde embriyonun kalitesi kadar rahimin durumu da önemlidir. Rahim içinde hamilelik oluşması için uygun bir ortam yoksa, bu açıklanamayan kısırlık (infertilite), erken dönem düşükleri, anne karnında gelişim geriliğine (IUGG) bağlı plasenta yetersizlikleri ve bazen fetüs ölümleri olarak karşımıza çıkar.
Toprak Kalitesi: Rahimden Kaynaklanan İmplantasyon Problemleri
Embriyonun anne rahmine tutunmasını (implantasyonu) engelleyen rahim içi faktörlerini şöyle sıralayabiliriz:


Devamını Oku: http://tupbebekcom.wordpress.com/2013/02/15/embriyo-tutunmasi-1-rahime-ait-problemler/

11 Şubat 2013 Pazartesi

Hidrosalpinks ve Tüplerin Alınması



Tüp Bebekte Rahimde Sıvı Birikmesi Nedir?
Tüp bebek uygulaması hem maddi hem manevi olarak zor bir süreç . Bu tedavi esnasında başarısızlığa sebep olabilecek her türlü detay özenle incelenmeli ve tedavi edilmeli. Yapılan çalışmalar tüplerin uçlarının tıkalı ve içlerinin sıvı dolu olduğu durumlarda (hidrosalpinks) tüp bebek uygulamalarının başarısız olduğunu göstermekte. Hidrosalpinks tek taraflı olduğunda dahi bu başarısızlık dikkat çekmekte.
Gebelik oranlarının ultrasonda tüplerin içinde sıvı görüldüğü durumlarda, tüplerin tıkalı ancak ultrasonda içinde sıvı gözlenmediği durumlara göre daha düşük olduğu bilinmekte. Hidrosalpinkste tüplerin alınmasının tüp bebekte başarı şansını artırdığı gösterilmiştir.
Hidrosalpinksin etkileri
Tüp bebek öncesi tüplerin alınmasının, yumurtalık kanlanmasını ve cevabını bozup bozmadığı uzun süre tartışılmıştır. Ancak yapılan çalışmalar, tüplerin alınmasının gebelik oranlarını ve elde edilen yumurta sayısını etkilemediğini gösteriyor.
Hidrosalpinksin içindeki sıvının nasıl etkili olduğu, başarıyı neden azalttığı tam olarak ortaya konulamamıştır. Genel olarak bu sıvının rahime doğru akmasının hem mekanik hem de kimyasal olarak embriyonun rahim içine tutunmasını engellediği düşünülmekte.
Tüp bebekte hidrosalpinks
Her ne kadar hidrosalpinks tedavisinin tüp bebeğe başlamadan önce yapılması tavsiye edilse de, bazı durumlarda hidrosalpinks tüp bebek tedavisinin herhangi bir aşamasında tespit edilebilir. Bu gibi durumlarda elde edilen tüm embriyoların dondurulması tavsiye edilir. Embriyo transferi hidrosalpinks tedavisi sonrası yapılmalı.
Aynı öneri rahim içinde sıvı görüldüğü durumlar için de geçerlidir. Hidrosalpinks tedavisinde tüplerin alınmasının yanı sıra, tüplerin açılması (salpingostomi), tüplerin bağlanması, ultrasonla tüp içindeki sıvının boşaltılması gibi tedavi yöntemleri de önerilir. Ancak bu uygulamaların hangisinin tüplerin alınma tedavisinin yerine geçebileceği henüz belirlenememiştir.


Devamını Okumak için Tlıklayın


28 Ocak 2013 Pazartesi

İlaçlı Rahim Filmi (HSG)


Histerosalpingografi (HSG), tüplerin ve rahim içinin kontrast madde verilerek radyografik yöntemlerle incelenmesi için kullanılan bir tanı yöntemidir. İşlem esnasında radyografide görülen bir sıvı rahim ağzından rahim içine verilerek bu sıvının rahim içini ve tüpleri görünür hale getirmesi sağlanır. Kontrast madde rahim ağzından basınçla verildiği için bazı durumlarda tüplerdeki mukus benzeri engelleyici yapıları temizleyerek tedavi edici etki de gösterebilir. Klasik olarak rahim filmi çekildikten sonraki ilk 6 ayda gebelik oranlarında bir yükselme vardır. Rahim filmi hem tüplerin hem de rahim içinin durumunu gösterdiği için kısırlık durumlarında yaygın olarak kullanılan bir tekniktir.

HSG (rahim filmi) nasıl çekilir?
HSG, adet kanamasının bitiminden 3-4 gün içinde çekilmelidir. Bu dönemde rahim içi dokusu ince ve gebelik ihtimali düşüktür. Böylece hem filimlerin kalitesi artar hem de olası gebeliğe verilecek zararlar engellenmiş olur.
HSG (rahim filmi) çekmeden yarım saat önce oluşabilecek kramp tarzı ağrıları engellemek için bir ağrı kesici alınması tavsiye edilir.
İşlem esnasında kadın röntgen masasına uzanır ve bacaklarını kendine doğru toplar. Doktor jinekolojik muayene esnasında kullanılan spekulum adı verilen aleti vajinaya yerleştirir. Vajina ve rahim ağzı bir solüsyon ile temizlendikten sonra rahim ağzı bir alet yardımı ile tutulur ve rahimi düz bir pozisyona getirmek için çekilir. Rahim ağzına ince bir katater yerleştirilir. Bu katater vasıtası ile sıvı rahim içine verilir. İlacın rahim ve tüplerden geçişi skopi altında gözlenir ve filmleri çekilir. Daha sonra yerleştirilen cihazlar sırası ile geri alınır ve işlem sonlandırılır. Tüm işlem 5-10 dakika kadar sürer.
HSG (rahim filmi) hangi durumlarda kullanılır?
HSG'nin en sık kullanım nedeni kısırlıktır. Görüntüleme tekniklerindeki ilerlemelere rağmen tüplerin geçirgenliğini en iyi gösteren yöntem hala HSG'dir.
Yan etkileri nelerdir?
Komplikasyonları arasında enfeksiyon ve alleji sayılabilir. Enfeksiyon oranı %1 civarındadır. Bu nedenle sistematik olarak antibiyotik tedavisine gerek duyulmaz. Ancak mitral kapak hastalığı gibi riskli durumlarda enfeksiyonu engellemek için film çekiminden 1 gün önce antibiyotik başlanması ve sonrasında da 4 gün devam edilmesi önerilmektedir.
Allerji olasılığına karşılık son yıllarda allerji yapma özelliği çok düşük olan suda eriyen kontrast maddeler kullanılmaktadır.
Ağrılı bir işlem midir ?
HSG çekilmesi kısmen ağrılı bir işlemdir. Ancak bu ağrı kısa süreli bir ağrıdır ve dayanılamayacak düzeylerde değildir. Ağrının şiddeti kişiye göre farklılık gösterir. Özellikle ilaç verilirken rahimde bu yabancı maddeye karşı reaksiyon ve kasılmalar olur. Bu ağrı nedeni ile bazen tüplerde spazm olabilir ve normalde açık olan tüpler kapalı gibi görülebilir. Bu nedenle HSG'nin genel anestezi altında çekilmesini öneren ekoller vardır. Ancak çoğu zaman HSG çekimi esnasında genel anesteziye gerek duyulmaz. Bizim görüşümüz genel anestezi uygulanmasına hastanın durumuna göre karar verilmesinden yanadır. Hastaların çok büyük bir kısmında işlemden 30-60 dakika önce alınacak olan bir ağrı kesici işlemin rahat ve sorunsuz geçmesini sağlar.
Film çekilmesini takip eden birkaç saat içinde adet sancısına benzer hafif kasık ağrısı ile birkaç gün süreyle lekelenme tarzında hafif kanamalar görülebilir.

Devamını Oku: http://tupbebekcom.wordpress.com/2013/01/28/ilacli-rahim-filmi-hsg/

17 Ocak 2013 Perşembe

Tüp Bebek Tedavim Başarısız mı Oldu? Embriyo Transferi Sonrası Kanama


Tüp Bebek Tedavim Başarısız mı Oldu?
Tüp bebek tedavisinde "luteal faz kanaması", embriyo transferinden sonra ve gebelik testinden önce görülen vajinal kanamalara verilen isimdir. Bu kanama, yumurta toplamadan hemen sonra çoğu hastada görülen ve birkaç gün süren hafif kanamadan farklıdır. Tüp bebek tedavilerinin % 7-42'sinde görülen luteal faz kanaması, yumurta toplamadan 7-8 gün sonra, hafif kanama şeklinde olur.
Embriyo transferi ile gebelik testi arasındaki dönemde görülen kanamalar hasta için çok endişe vericidir ve tedavinin başarısız olduğunu düşündürür. Bu dönemde kanama olması ile tedavinin başarısızlıkla sonuçlanması arasında bir ilişki olduğu saptanmış olmakla birlikte, hamilelik oluşma ihtimali hala vardır.
Kadının doğal döngüsünde luteal faz nedir?
Kadının doğal aylık döngüsünde yumurtlamadan sonra yumurtalıkta korpus luteum adı verilen bir yapı oluşur. Bu yapı, progesteron ve estradiol hormonları salgılayarak rahimi implantasyon (embriyonun tutunması) için hazırlar. Bu döneme 'luteal faz' adı verilir.
Korpus luteum tarafından salgılanan hormonlar, erken dönem hamilelikte plasentanın ürettiği hormonlar devreye girene kadar yani 7. haftaya kadar hamileliğin sürdürülebilmesini sağlar. Korpus luteum adı verilen bu yapı olmasaydı tüm hamilelikler düşükle sonuçlanırdı.
Tüp bebek tedavisinde luteal faz destek ilaçları neden kullanılır?
Tüp bebek tedavilerinde ilk aşama yumurtalıkların uyarılmasıdır. Yumurtalıkların ilaçlarla uyarılmasının korpus luteumun fonksiyonunu bozduğu bilinmektedir. Normalin üzerindeki hormon düzeyleri beyin üzerinde ters etki yaratarak yukarıda bahsettiğimiz luteal fazın kısalmasına neden olurken aynı zamanda özellikle progesteron hormonunun ani düşüşü nedeniyle luteal faz kanamasına yol açar. Devamı...

hurlist